

Didem Seymen - Dünya genelinde her yıl yaklaşık 400 bin, Türkiye’de ise yaklaşık 4 bin çocuğa kanser tanısı konuyor. Çocukluk çağı kanserleri tüm kanserlerin yüzde 2–4’ünü oluşturmasına rağmen, hastalığın hızlı seyri nedeniyle erken tanı ve doğru tedavi hayati önem taşıyor. Bugün gelinen noktada çocukluk çağı kanserlerinin yaklaşık üçte ikisi tamamen iyileşebiliyor; bazı kanser türlerinde bu oran yüzde 80’in üzerine çıkıyor.
2000 yılında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Bilim Dalı hekimleri ile tedavi gören çocukların aileleri tarafından kurulan KAÇUV, çocukluk çağı kanserlerini yalnızca tıbbi tedaviyle sınırlı görmeyen bütüncül bir yaklaşımla ele alıyor.
■ İhtiyaca göre şekillenen bir destek modeli
KAÇUV’un 25’inci yıl kutlamaları kapsamında konuşan KAÇUV Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. İnci Yıldız, çeyrek asır boyunca çocukluk çağı kanserlerinde ihtiyaçlara göre şekillenen ve zaman içinde derinleşen bir destek modeli geliştirdiklerini belirtti. Prof. Dr. Yıldız, “Çocukluk çağı kanserlerinde yaşanan tıbbi gelişmeler umut verici boyutlara ulaştı. Özellikle lösemide iyileşme oranı yüzde 75–80’e, bazı alt tiplerde ise yüzde 90’ın üzerine çıktı. Son yıllarda hedefe yönelik akıllı ilaçlar ve immünoterapiler sayesinde hem tedavi başarısı arttı hem de yan etkiler daha iyi yönetilebilir hale geldi” dedi.
■ Tedavi hastane duvarlarının ötesine taşındı
Prof. Dr. İnci Yıldız, şunları söyledi: “Yola çıkarken, bu sürecin yalnızca tıbbi bir tedavi olmadığını biliyorduk. Bir çocuğun kendini güvende hissetmesi, oyun oynayabilmesi ve ailesinin ayakta kalabilmesi tedavi sürecini doğrudan etkiliyor. Kanser, bir çocuğun ve ailesinin hayatının tamamını yeniden şekillendiriyor. Bu nedenle tedaviyi hastane duvarlarının ötesine taşıyan bütüncül bir anlayış benimsedik.
Türkiye’nin yedi bölgesinde, 25 şehirde, 48 hastane servisinde ve 79 ilde binlerce çocuğa ve ailesine ulaşıyoruz. Aile Evleri ile şehir dışından gelen ailelere ücretsiz ve güvenli konaklama sağlıyor, oyun odalarıyla çocukların tedavi sürecinde çocuk kalabilmelerini önemsiyoruz. Psikolojik ve psiko-sosyal destekler ile burs programlarımızla hem çocukların hem de ailelerin ayakta kalmasına katkı sunuyoruz.”

■ Çeyrek asırlık hikayenin merkezinde çocuk var
KAÇUV Genel Müdürü Alican Yurtsever ise, “Bizim için çocuk; ailesiyle, okuluyla, yaşadığı çevreyle ve geleceğe dair hayalleriyle bir bütün. Kurulduğumuzda çıkış noktamız, maddi nedenlerle tedavisi aksama riski taşıyan çocukların tedavi sürekliliğini sağlamaktı. Ancak kısa sürede, kalıcı bir iyilik hâlinin yalnızca tıbbi tedaviyle mümkün olmadığını gördük. Psikolojik, psiko-sosyal ve sosyo-ekonomik desteklerin, gönüllülerin ve toplum farkındalığının bu sürecin ayrılmaz bir parçası olduğunu biliyoruz. Bugün, bu 25 yılın; iyileşen çocukların gülüşlerinden, umutla bekleyen ailelerden ve büyük bir dayanışma ekosisteminden oluştuğunu görüyoruz” dedi.
■ KAÇUV’da büyüdü KAÇUV gönüllüsü oldu
2010 yılında kanser tanısı alan ve iyileştikten sonra KAÇUV gönüllüsü olan İbrahim İmamoğlu da kendi hikâyesini paylaştı. İmamoğlu, “11 yaşında kanserle tanıştım. Tedavilerim bittikten sonra hastalık tekrar etti ve ilik nakli süreci yaşadım. O dönemde KAÇUV ile tanıştım. Bana yalnızca maddi değil, manevi olarak da destek oldular. Bugün ben de KAÇUV gönüllüsü olarak çocuklarla ve ailelerle bir araya geliyor, bu umut ışığının sönmemesi için sahada olmaya devam ediyorum” dedi.
