BIST 100
11.326,34 -0,20%
DOLAR
42,7239 0,06%
EURO
50,0968 -0,18%
GRAM ALTIN
5.928,81 0,32%
FAİZ
38,10 -0,24%
GÜMÜŞ GRAM
90,22 3,19%
BITCOIN
86.439,00 -1,49%
GBP/TRY
56,9556 -0,65%
EUR/USD
1,1717 -0,26%
BRENT
59,60 1,15%
ÇEYREK ALTIN
9.693,60 0,32%
İzmir Parçalı Bulutlu
İzmir hava durumu
11 °

ANASAYFA

H3N2 virüsü tüm dünyada hızla yayılıyor! Bakanlıktan açıklama geldi

H3N2 virüsü tüm dünyada hızla yayılıyor! Bakanlıktan açıklama geldi

Demirkol, yaptığı açıklamada, kamuoyunda “mutasyonlu grip” olarak anılan H3N2 virüsünün yeni varyantı ve Türkiye’deki grip vakalarının seyrine ilişkin bilgileri paylaştı.
Türkiye’de her yıl olduğu gibi ekim ayında başlayıp mayısa kadar devam eden bir grip sezonunun yaşandığına, havaların soğumasıyla grip vakalarında da artış görüldüğüne dikkati çeken Demirkol, “Havaların soğumasıyla vatandaşlarımızda bununla ilgili bir endişe oluyor. Çevrelerinde, iş ortamlarında, çocuklarının okullarında gribin fazlaca görülmesine bağlı olarak bulaşıcılığın da getirmiş olduğu bir durumla birlikte vakalarımızda artış görüyoruz.” ifadelerini kullandı.
İlginizi Çekebilir
Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü olarak bu dönemlerde bilgilendirme yapma ihtiyacı duyduklarını vurgulayan Demirkol, bu dönemlerde influenza yani gribe sebep olan virüsün tüm dünyada olduğu gibi arttığını söyledi.
“DOĞAL OLARAK BEKLEDİĞİMİZ BİR DÖNEM VARYANTI”
Mutasyona uğramış H3N2 virüsünün Avustralya’da başlayıp Avrupa’ya yayılan bir çeşit grip virüsü olduğunu, bunun K varyantının son dönemde Avrupa’da görüldüğünü anlatan Demirkol, söz konusu varyantın çok yoğun bir şekilde gribal enfeksiyonun artmasına sebep olduğunu dile getirdi.
Doç. Dr. Demirkol, “Ülkemizde bununla ilgili net bir şekilde şunu söyleyebiliriz, bu varyant yani H3N2 varyantı onun da K tipi ülkemizde çok şükür şu anda herhangi bir tehlike arz etmiyor. Bu varyant doğal olarak beklediğimiz bir dönem varyantı. Her yıl mutasyona uğrayarak gelir influenza virüsü. Bu sene de bu varyanta uğrayarak dünyada etkili olmaya devam ediyor.” bilgisini paylaştı.
20 kilo verdi, merak konusu oldu! Tanju Özcan’dan sağlık durumuna ilişkin açıklama
GRİPTEN KORUNMAK İÇİN HİJYEN KURALLARINI İHMAL ETMEYİN
Halk Sağlığı Genel Müdürü Demirkol, gripten korunmak için klasik önlemlerin önemine dikkati çekerek, özellikle yaşlıların kalabalık ortamlardan uzak durması gerektiğini söyledi.
Gribal belirtileri olan kişilerin kalabalık alanlara girmemesi, bol sıvı tüketmesi ve mümkünse evde istirahat etmesi gerektiğini belirten Demirkol, “Özellikle gribal bulgular olduğunda kalabalık ortamlara hastalarımızın girmemesini, bol su tüketmelerini, hastalık dönemlerinde bulaşıcılığı azaltmak için de mümkünse evden çıkmamayı, istirahat etmeyi öneriyoruz. Hijyen, el yıkama, toplu ortamlarda bulunduktan sonra hijyen şartlarının tekrar sağlanması da önemli.” değerlendirmesinde bulundu.
Demirkol, Türkiye’de tüm grip vakalarının anlık olarak takip edildiğini ifade ederek, “Endişe oluşturacak bir seviyeye gelmeden grip sezonunu atlatmayı da ümit ediyoruz. Ülkemizde bu mutasyon şu anda bizim için endişeleneceğimiz seviyede değil. Tüm grip vakaları anlık takip ediliyor. Vatandaşlarımızın bu anlamda bize güvenmelerini içlerinin rahat etmelerini istirham ediyoruz.” diye konuştu….

Başakşehir’de silahlı örgüte darbe! 'Çirkinler' operasyonunda cephanelik ele geçirildi, 7 tutuklama

Başakşehir’de silahlı örgüte darbe! ‘Çirkinler’ operasyonunda cephanelik ele geçirildi, 7 tutuklama

Başakşehir’de çıkar amaçlı silahlı suç örgütlerine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında operasyon düzenlendi. ‘Çirkinler’ adıyla bilinen suç örgütüne yönelik operasyonda örgütle bağlantılı olduğu tespit edilen 7 şüpheli tutuklandı.
BAŞAKŞEHİR’DE ‘ÇİRKİNLER’ SUÇ ÖRGÜTÜNE OPERASYON
Konuyla ilgili Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sosyal medya hesabı üzerinden açıklama yapıldı.
Açıklamada, “Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığımızca çıkar amaçlı silahlı suç örgütlerine yönelik yürütülmekte olan soruşturma kapsamında ‘Çirkinler’ isimli silahlı suç örgütüyle iltisaklı şahıslara yönelik 12.12.2025 tarihinde Başakşehir İlçesinde operasyon düzenlenmiştir.” denildi.
7 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI
Operasyon kapsamında tespit edilen adreslerde yapılan aramalarda 1 otomatik silah, 5 ruhsatsız tabanca, 70 adet farklı çaplarda fişek, 10 gram kokain ele geçirildi. Operasyonlarda gözaltına alınan 7 şüpheli ‘Çıkar amaçlı silahlı suç örgütüne üye olmak’ ve ‘Ateşli silahlar kanununa muhalefet’ suçlarından sevk edildildikleri Sulh Ceza Hakimliğince tutuklandı.
Güney Kıbrıs’ta gizli toplantı! İsrail basınında ‘acil’ gündem: ‘Türkiye ile savaşa mı hazırlanıyoruz?’
Son dakika: Bakan Işıkhan’dan yeni asgari ücret açıklaması: Rakam için çok erken…

3 kent buz tuttu! Sıfırın altında 12 derece: ‘Sular hep buz tutmuş’

3 kent buz tuttu! Sıfırın altında 12 derece: ‘Sular hep buz tutmuş’

Gece hava sıcaklığının sıfırın altında 5 derece ölçüldüğü Erzurum’da, soğuk hava nedeniyle tarihi Lalapaşa Camisi bahçesindeki şadırvan buzla kaplandı.
Park halindeki bazı araçların camlarının buz tuttuğu kentte, bazı yaban kuşları da tarihi Yakutiye Medresesi’nin kubbesinde güneşlenerek ısınmaya çalıştı.
İlginizi Çekebilir
ARDAHAN
Ardahan’da soğuk hava nedeniyle yol ve kaldırımlarda buzlanma oluştu.
Gece hava sıcaklığının sıfırın altında 11 dereceye kadar düştüğü kentte, araç camları buz tuttu, Kura Nehri yüzeyinde yoğun buz tabakası meydana geldi.
KARS
Gece hava sıcaklığının sıfırın altında 12 dereceye düştüğü Kars’ın Sarıkamış ilçesinde, ağaçlar ile bitkiler kırağı tuttu, bina çatılarında buz sarkıtları oluştu.
Ev ve araçların camları, arazideki çeşmelerin buzla kaplandığı, Acısu Deresi’nin tamamen donduğu Sarıkamış’ta, vatandaşlar arabalarını battaniye ve karton örterek soğuktan korumaya çalıştı.

Eğitime kar engeli! Bir kentte okullar tatil edildi
Sarıkamış Belediyesi itfaiye ekipleri, çarşıda bina çatılarında oluşan buz sarkıtlarını temizledi, İl Özel İdaresi ile Karayolları ekipleri de yollarda kar küreme ve tuzlama çalışması başlattı.
Hayrettin Çelik, aşırı soğukların başladığını belirterek, “Evlerimiz çok soğuk, sular hep buz tutmuş. Soğuklar başladı, Allah yardım etsin.” dedi….

Kocası sokak ortasında dövüp kafasına silah dayamıştı! 'Tecavüzle hamile bırakıp, korkutup evlendirdi'

Kocası sokak ortasında dövüp kafasına silah dayamıştı! ‘Tecavüzle hamile bırakıp, korkutup evlendirdi’

Olay, 13 Aralık Cumartesi günü saat 14.00 sıralarında Çağlayan’da meydana geldi. Edinilen bilgiye göre Yağmur Serin E., şiddetli geçimsizlik nedeniyle Bilal E.’ den ayrıldı ve hakkında uzaklaştırma kararı aldırdı. Ailesiyle yaşamaya başlayan Yağmur Serin E. ise çocuklarını boşanma aşamasında olduğu eşinin görmesi için eve götürdü. Çocuk eve girdikten sonra dışarı çıkan Yağmur Serin E.’nin arkasından gelen Bilal E. kadına konuşmak istediğini söyledi. Kadının konuşmayı reddetmesi üzerine ısrarına devam eden Bilal E. bir süre sokakta bekledi.
İlginizi Çekebilir
KADINI DARBEDİP BAŞINA SİLAH DAYADI
Bilal E. ardından kadını arabanın arkasına sıkıştırarak darbetmeye başladı. Vatandaşların gözü önünde tekme ve yumruklarla saldıran Bilal E., kadına küfür de etti. Kadının bağırarak ağladığı olay sırasında bazı vatandaşların müdahale etmesi üzerine Bilal E., silahını çekti. Kadının başına silah dayayan Bilal E. ardından da çevredeki vatandaşları tehdit etti. Daha sonra aşağı doğru koşarak sokaktan uzaklaşan Bilal E., bir süre sonra gözden kayboldu. Kadının ‘Polis çağırın, yardım edin’ diyerek ağladığı anlar ise güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı.
SALDIRGAN KOCA TUTUKLANDI
Olayın ardından Yağmur Serin E.’nin emniyete giderek eşi Bilal E.’den şikayetçi olması üzerine polis ekipleri Bilal E.’yi yakaladı. Gözaltına alınan Bilal E. emniyette ifadesinin alınmasının ardından adliyeye sevk edildi. Bilal E., çıkarıldığı mahkemede ‘Kasten yaralama’, ‘Ateşli silahlar kanununa muhalefet’ ve ‘Tehdit hakaret’ suçlarından tutuklandı.
Güllü’nün oğlu Tuğberk’in ifadesi ortaya çıktı: ‘Atacağım camdan’ sözleri Tuğyan’a ait

‘HAMİLE KALDIĞIMI ÖĞRENDİM’
Yaşananları anlatan Yağmur Serin E., “2024 Ocak ayında eşimle tanıştım. Bir birlikteliğimiz oldu. Tecavüz oldu; uyuşturucu kullandığı için. Sonra ben hamile kaldığımı öğrendim. Şikayet etmemden korktu. Evlenmek istedi, kandırdı, evlendik. Sonra şiddeti başladı. Uyuşturucusu her zaman devam etti. Ben hep sustum, çocuğum için sustum. Sonra çocuğum dünyaya geldi. Yine yapmaya devam ediyordu. Karışınca şiddete meyil oluyordu. Ailesi de buna şahit. Ailesi de her zaman biliyordu bana şiddet uyguladığını, vurduğunu, bağırdığını. Ailesi de bir şey diyordu ama ailesini de hiçbir zaman dinlemedi. Babasına, annesine de aynı şekilde bağırıyordu. Sonra ben babamın evine geldim. Ayrılmak istediğimi söyledim. Boşanma davamı açtım. Uzaklaştırma kararımı aldırdım” dedi.
Ankara’da 4 ay müşteri kılığında girdiler, her şeyi kayda aldılar! Dev fuhuş ağı deşifre oldu
‘ÖNCE SENİ ÖLDÜRECEĞİM SONRA DA KENDİMİ’ DİYE TEHDİT ETTİ
Yağmur Serin E. “Babamın evine gelip kapıları yumruklamalar, camları kırmalar, sonra tehditler, mesajlar, resimler bana, silah resimleri gönderiyordu. Sonra ben kızımı aldım birkaç gün önce. Tekrar ertesi gün ablasıyla görüştüm. Getirmemi söyledi. Kızımı götürdüm. Evde olduğunu bilmiyordum. Bilseydim asla gitmezdim. Kapıdan, taksiden verdim. Ondan sonra beni yakaladı. Kenara çekti. Kafama silah dayadı. ‘Ya geleceksin, evinde oturacaksın ya da seni öldüreceğim, sonra da kendimi öldüreceğim’ diyerek tehdit etmeye başladı. Camdan bizi gören bir kadın ‘Bırak kızı diyerek’ dikkatini dağıttı. O sırada yukarı doğru koşmaya başladım kameralardaki gibi. Sonra telefonlarımı almaya çalıştı polisi aramayayım, kimseye haber vermeyeyim diye. İzin vermeyince ilk önce kafa attı, sonra da dövmeye başladı. Silahı çıkarttı. Bana yaklaşıp bana yardım etmek isteyen insanlara da silah çekti; ‘Yaklaşmayın, silahım var, sıkarım’ diyerek. Hiçbir şey yapamadım. Sadece ‘Polis çağırın’ diye bağırmak zorunda kaldım” ifadelerini kullandı.

‘BÖYLE BİRİYLE YUVA KURDUĞUM İÇİN PİŞMANIM’
Yağmur Serin E., “Benim durumuma kimse düşmesin. Ben bilmiyordum böyle bir insan olduğunu. Böyle bir insan da değildi
Yerli balistik sistem cinayeti çözdü! Arızalı tabanca 2 yıl sonra geçmiş suçlarla eşleştirildi
. Daha sonra değişti. Kimse yaşamasın istiyorum böyle bir hayatı. Ben hiç düşünmezdim bugüne geleceğimi, böyle olacağını. Allah hepimizin yar ve yardımcısı olsun. Şu an içerideymiş. Ben hala karakollarda savcılıklarda uğraşıyorum, gidiyorum. Bana yaptığı tehditleri, şikayetleri veriyorum. Benim yerimde bir başkası da olabilirdi, sizin bir kızınız da olabilirdi, bir akrabanız da olabilirdi. Diyecek bir kelime bulamıyorum. Hak edenin hak ettiği cezayı çekmesini istiyorum. Böyle bir insan olduğu için ben de çok pişmanım. Böyle bir insanla ben de yuva kurduğum için çok pişmanım” diye konuştu.

Altay bebeğin ölümünde iddianame hazır! Böcek ilaçlaması için 'kimyasal silah' suçlaması

Altay bebeğin ölümünde iddianame hazır! Böcek ilaçlaması için ‘kimyasal silah’ suçlaması

İzmir’de, böcek ilaçlaması yapılan apartmanda 1 yaşındaki Altay Toprak Kınalı’nın hayatını kaybetmesi, 5 kişinin zehirlenmesine ilişkin hazırlanan iddianamede, 2 şüpheli hakkında “kimyasal silah kullanarak kasten öldürme” suçundan müebbet hapis cezası talep edildi.
İlginizi Çekebilir
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, Altay Toprak Kınalı’nın hayatını kaybetmesi ve 5 kişinin zehirlenmesi olayıyla ilgili yürütülen soruşturmayı tamamladı.
Soruşturmayı yürüten savcı tarafından toplanan deliller, ifadeler, bilirkişi ve adli tıp ihtisas kurulu raporlarının da yer aldığı 12 sayfalık iddianame hazırlandı.
1 YAŞINDAKİ ALTAY’IN ÖLÜMÜNE ‘KİMYASAL SİLAH’ SUÇLAMASI
İddianamede, apartmanın 4. katında yaşayan daire sakinlerinin ilaçlama için ilgili firmayla 13 bin lira karşılığında anlaştığı belirtildi.
İlaçlamanın ardından apartmanda yaşayan 1 yaşındaki Altay Toprak Kınalı’nın yaşamını yitirdiği, 5 kişinin de zehirlendiği aktarılan iddianamede, vefat eden bebeğin babası Recep Kınalı’nın müşteki olarak ifadesine yer verildi.
İkametin ilaçlanacağı, ilacın alt ve üst katlara etkisinin olabileceği hakkında bilgilendirme yapılmadığını savunan Kınalı, ifadesinde şunları belirtti:
“İlaçlama ani yapılan bir işlem oldu. Ağabeyim camları kapatmak için gittiğinde ilaçlama işlemi yapılmıştı. İlaçlama yapan şahıslar ağabeyime 48 saatten önce eve gelinmemesini söylemişler. Bunun dışında tarafımıza herhangi bir bilgilendirme yapılmadı.”
Görenler annesinin kopyası dedi! İşte Asya Mone’nin son hali
İLAÇLAMA FACİASINDA İHMAL ZİNCİRİ
Zehirlenen Gizem Umay Pala da ilaçlamayla ilgili kendisine önceden bilgi verilmediğini, yaşadığı dairenin havalandırma boşluğunun kapatılmadığını ileri sürdü.
Diğer apartman sakini Murat Çelikörs de apartmana ilaçlamayla alakalı herhangi bir uyarı levhası asılmadığını, kendilerine de bilgilendirme yapılmadığını belirtti.
APARTMANDA ZEHİRLİ GAZ ÖLÇÜLMEDEN YAŞAM DEVAM ETTİRİLMİŞ
İddianamede, bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan rapora da yer verildi. İlaçlama yapılan daire ve binada sistematik bir çalışma yapıldığı aktarılan raporda, şunlar kaydedildi:
“İlaçlama adımlarına uyulmamış, tüm bina sakinleriyle toplantı düzenlenerek yapılacak işin ciddiyeti ve dikkat edilmesi gereken hususlar hakkında yeterli bilgi verilmemiştir. Ayrıca insanlar tam olarak binadan çıkarılmadan, gaz sızıntısını önleyecek gerekli izolasyon sağlanmadan ve diğer dairelerde gerekli önlemler alınmadan ilaçlama yapılmıştır. Binadaki sakinlerinden bazıları, hem ilaçlama günü hem de ilaçlamanın ertesi gününde zehirli gaz ölçüm ve kontrolleri yapılmaksızın apartmanda yaşamlarını sürdürmüş, bir kısmı da bekleme süresi dolmadan evlerine dönmüştür.”
İddianamede, olayın meydana gelmesinde, binada, insan yaşam alanında kullanılmaması gereken türden ilaç kullanılması, apartman sakinlerine uyarı yapılmaması, izolasyon tedbirlerinin alınmaması, ilaçlamadan sonra gaz ölçümleri yapılmaması nedeniyle firma sahibi B.Ö’nün ana sorumlu olduğu vurgulandı.
B.Ö’ye yardım eden E.G’nin de ilaçlama işlemlerinde dikkatsiz ve tedbirsiz davranışıyla olayın meydana gelmesinde etken olduğu kaydedildi. İddianamede, ayrıca ilaçlamayı yaptıranların olayın meydana gelmesinde bir etkisinin bulunmadığına işaret edildi.
Savcı, tutuklu bulunan şüpheliler B.Ö. ile E.G. hakkında, “kimyasal silah kullanarak kasten öldürme” suçundan müebbet, 5 kişinin zehirlenmesine karşın ise “silahla kasten yaralama” suçundan ayrı ayrı 4’er yıla kadar hapisle cezalandırılmalarını istedi.
Hazırlanan iddianame, ilgili ağır ceza mahkemesine gönderildi.

NELER OLMUŞTU?
İzmir’in Konak ilçesindeki bir apartmanda 11 Kasım 2024’te, böcek ilaçlamasından 3 gün sonra 1 yaşındaki Altay Toprak Kınalı zehirlenerek hayatını kaybetmiş, hastaneye kaldırılan 5 kişi tedavileri sonrası taburcu edilirken bina da boşaltılmıştı.
Gözaltına alınan şüphelilerden ilaçlama firmasında çalışan ve ilaçlamayı yapan firmanın sahibi B.Ö. (47) ve ona yardım eden E.G. (44) tutuklanmıştı. Şüpheliler, daha sonra adli kontrol kararıyla salıverilmişti.
Adalet Bakanlığı 5. Adli Tıp İhtisas Kurulu, Altay bebeğin kimyasal fosfin gazına maruz kalması sonucu hayatını kaybettiği yönünde mütalaa vermişti. 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu da bebeğin ölümünün binadaki böcekler için uygulanan ilaca bağlı zehirlenmeyle meydana geldiği yönünde görüş bildirmişti.
Şüpheliler B.Ö. ve E.G, ihtisas kurullarından gelen raporlarının ardından yeniden tutuklanmıştı.
Düğün şarkısı 300 bin liraya mâl oldu! 1 paylaşım 3 ihlal: ‘Davetiye yoksa telif var’…

Bursa için alarm zilleri! ‘Hali içler acısı, adeta tepsiye döndü’

Bursa için alarm zilleri! ‘Hali içler acısı, adeta tepsiye döndü’

Kestel ilçesindeki Gölbaşı göleti, Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün talimatıyla 1933’te tarımsal sulamaya katkı sağlaması amacıyla inşasına başlandı ve 1938’de hizmete alınmasından bu yana Bursa Ovası’nın verimli topraklarıyla suyun buluşmasında önemli görev yerine getirdi.
İlginizi Çekebilir
Özellikle şeftali, armut, siyah incir ve kiraz gibi Bursa’ya özgü tarım ürünlerinin üretildiği Kestel ve Gürsu ilçelerindeki topraklar Gölbaşı göletinden gelen suyla sulandı.
Bu yıl yaşanan kuraklık ve yıllardır tabanıyla ilgili sorunun çözülmemesi nedeniyle Gölbaşı göletindeki durum tehlikeli boyutlara ulaştı.
Aralık ayının ortalarına gelinmesine rağmen ortada bir tepsi misali az miktarda suyu bulunan göletin içler acısı durumu çiftçileri ve sektör paydaşlarını tedirgin ediyor.
Neredeyse sulak alan özelliğini kaybetmek üzere olan tehlike çanlarının çaldığı Gölbaşı göletinin böyle giderse kuruması durumunda Bursa Ovası’ndaki tarımın bitme noktasına geleceği belirtiliyor.

14 METRE DOLGU GÖLÜ TEPSİ YAPTI
Gölbaşı yakınlarında zeytin bahçesi bulunan DSİ’den emekli çiftçi Orhan Çağlayan, yukarıdan gelen sellerin getirdiği rüsubatlar yüzünden göl tabanında 14 metreye yakın dolgu bulunduğunu söyledi.
Göletin özelliğini kaybettiğini ve adeta bir tepsi konumuna geldiğini vurgulayan Çağlayan, “Su toplama kapasitesi çok düştüğü için çiftçiler mağduriyet yaşıyor. Bu yıl şiddetli bir kuraklık da söz konusu. Gölün bir an önce yükseltilmesi gerekiyor. DSİ’nin 2014 yılında bitirmesi gerekiyordu planlama diye diye bugüne gelindi. Bir an öce yapılması gerekiyor.” dedi.
Buradaki göletin tam anlamıyla tekrar faaliyete geçirilmesi gerektiğine dikkati çeken Çağlayan, böylece daha çok su depolanabileceğini ve bölge tarımının rahat nefes alacağını anlattı.
Şu anda kış döneminde olunmasına rağmen yeterli yağış düşmediğini aktaran Çağlayan, “Henüz daha toprak doymadı, çamurdan bahçelere giremememiz lazım ama öyle değil. Toprak aç suya ve gelen yağış ancak kendisine yetiyor. Toprak doyacak sonra baraja akacak ancak gölet yerinde kalırsa.” diye konuştu.
Eğitime kar engeli! Bir kentte okullar tatil edildi…

Karar açıklandı: Soyumuzu sürdürecek kimsem kalmadı

Karar açıklandı: Soyumuzu sürdürecek kimsem kalmadı

Antalya’da yaşayan Salih Türk, 25 yıl önce askerlik görevini yaparken terör saldırısında sol kolu ve sol gözünü kaybetti. Ardından yaşadığı şehre dönen gazi Türk, tanıştığı Ebru Türk ile 2013 yılında evlenme kararı aldı. Bir önceki evliliğinde iki çocuğu olan Ebru Türk, 2014 yılında hamile olduğunu öğrendi. Büyük mutluluk yaşayan çift, cinsiyetinin erkek olacağını öğrendikleri bebeklerine ‘Tuğra’ ismini vermeye karar verdi.

BEBEĞİN KALBİ DURDU
Muratpaşa ilçesindeki özel bir hastanede kontrolleri devam eden Türk’ün, 6 Kasım 2015 tarihinde doğumu planlandı. Bu tarihe kadar kontrollerini aksatmayan kadın, doğuma 5 gün kala fenalaşarak hastaneye gitti. Yapılan kontrollerde durumunun iyi olduğu söylenen Türk, şeker hastalığı için iğne vurularak evine gönderildi. Ebru Türk’e, doğuma 1 gün kala hastaneye gittiğinde bebeğinin kalbinin durduğu söylendi. Ani ölüm sebebiyle bebeğini kaybettiği söylenen Türk, büyük üzüntü yaşadı.

10 YIL SÜREN DAVA
Türk çifti, doktor ve hastanenin ihmali olduğu iddiasıyla hukuk mücadelesi başlattı. Yargılama sonunda doktor ve hastane hakkında ceza verilmezken, 10 yıl süren manevi tazminat davası geçen ay sonuçlandı. Tüp bebek tedavileri de sonuçsuz kalan çifte, mahkeme 800 bin liralık tazminat ödenmesine karar verdi. Yaşadıklarını atlatamayan ve Kocaeli’ne taşınan aile, tazminat kararını öğrenince bebeklerinin Antalya’daki mezarını ziyarete geldi. Türk çifti, kucaklarına alamadıkları bebeklerinin mezar taşına sarılarak gözyaşı döktü.

‘ÇOCUĞUM OLMAYACAK’
Davanın 10 yıl sürdüğünü söyleyen Salih Türk, “Doğumdan 1 gün önce çocuğumuzun ölüsünü bize teslim ettiler. Tazminat davasını kazandık ama doktorun ve hastanenin ihmalleriyle ilgili belge iptali davasında gelişme yaşayamadık. 45 yaşına geldim, bu saatten sonra çocuğum da olmayacak, evin tek oğluyum ve soy bağımızı sürdürebilecek evladım yok. Anlatması çok zor benim için. Evladını kendi ellerinle toprağa koymak çok acı bir şey” dedi.

‘HAYALLERİMİZİ YIKTILAR’
Türk, “25 yıl oldu ben vurulalı. Vatan için bir elimi, bir gözümü verdim hiç canım yanmadı. Ancak evlat acısı çok kötü. Parkta gördüğüm çocukların baba sevgisi, anne sevgisi bizi üzüyor. Herkes ister evladıyla vakit geçirmek. Bizdeki bu hayali yıktılar” diye konuştu.
‘DAHA GENÇSİN DOĞURURSUN’
Yaşadıklarını anlatırken gözyaşlarını tutamayan Ebru Türk ise “Çok güzel bir hamilelik süreci geçirdim. 38 haftaya kadar hiçbir sorunumuz yoktu. Şeker hastasıydım ama düzenli kontrollerimi yaptırıyordum. Doğum için gün vermelerine 1 gün kala fenalaştım ve acile gittik. Bana iğne yazdı ve ‘6 Kasım’da doğum olacak’ diye konuştuk. Her gün kontrole gittim ve ‘bir şey yok’ diye eve gönderdi. 5 Kasım’da gittiğimde çocuğumun kalp atışı yoktu. Kontrol etti ve bana ‘Ani ölüm, daha gençsin doğurursun’ dedi. Oğlumu toprağa verdim ve hayatım bitti. Bundan sonra kalp hastası oldum, 5 sefer anjiyo oldum” dedi.
‘DOKTORLAR CEZA ALMADI’
Oğlunun mezarı başından ayrılamadığını söyleyen Türk, “Oğlumdan sonra 30 sene yaşadığım şehri terk ettim. Geceleri eşim mezardan beni alıyordu. 4 tüp bebek, 3 aşılama denedik, hiçbiri olmadı. Eşim çocuk sahibi olsun diye boşanmayı bile düşündüm. Allah kimseye evlat acısı yaşatmasın. Doktor ve hastanenin ceza alması için dava açtık. Otopsi sonuçları çıktı ancak doktorlar ceza almadı. Sonra tazminat davası açıldı. 10 senenin, eşimin baba olamamasının bedeli olarak bir rakam çıkarttılar” diye konuştu.
‘İÇİMİN ACISI GEÇMİYOR’
Yaşadıkları süreci hala atlatamadıklarını belirten Türk, “Benim için ‘Alkolik, sigara kullanıyor’ dediler ama bunun böyle olmadığına aynı hastanede çalışan 2 doktor şahitti. Son yaptırdığımız testte her şey iyi çıktı. Hiçbir sıkıntı yoktu ama o doktorun yaptırdığı iğne, benim bebeğimin ölümüne sebep oldu. Kasımda oğlumu toprağa koydu, yine bir kasımda davanın sonucunu aldık. Ne olursa olsun içimin acısı geçmiyor. Ben onları Allah’a havale ediyorum. 9 ay boyunca ne emeklerle kucağımıza alacağımız günü beklerken, çocuğumun ölüsünü kucağıma verdiler” dedi….

Yerli balistik sistem cinayeti çözdü! Arızalı tabanca 2 yıl sonra geçmiş suçlarla eşleştirildi

Yerli balistik sistem cinayeti çözdü! Arızalı tabanca 2 yıl sonra geçmiş suçlarla eşleştirildi

Kayseri Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Balistik Şube Müdürlüğü Laboratuvarı’nda, TÜBİTAK tarafından yerli imkanlarla geliştirilen Balistik Görüntü Analizi ve Tanıma Sistemi (BALİSTİKA) ile yapılan incelemede; tırnağı arızalı bir tabancanın 2 yıl önce işlenen cinayette kullanıldığı ortaya çıktı.
İlginizi Çekebilir
Balistik Şube Müdürlüğü’nde görevli Dr. Başkomiser Necip Öcal, “Bu sistemde veri tabanında yapmış olduğumuz karşılaştırmalar sayesinde suça karışan ateşli silahların geçmişteki suçlarla bağlantılarını tespit edebiliyor ve bu sayede de yıllar önce işlenen suçları çözüme kavuşturabiliyoruz” dedi.
Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Daire Başkanlığı bünyesinde hizmet veren 10 laboratuvardan biri olan Kayseri Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı’nda yapılan incelemeler, suçların aydınlatılmasına katkı sağlıyor.

Laboratuvarın sorumluluk sahasında 10 il bulunuyor. Numuneler suçun niteliğine göre balistik, belge, kimya ya da iz inceleme şubelerine yönlendiriliyor. Laboratuvara gelen delillerin adliye ve emniyet teşkilatı tarafından gönderildiğini söyleyen Kayseri Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı Kimyasal İnceleme Şube Müdürlüğü’nde sorumlu Dr. Başkomiser Ülker Yalçın Erbastı, “Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Daire Başkanlığı’na bağlı Kayseri Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı olarak hizmet verdiğimiz 10 il olan Kayseri, Sivas, Nevşehir, Kırşehir, Niğde, Aksaray, Yozgat, Kahramanmaraş, Adıyaman ve Malatya illerinden Kimyasal İnceleme Şube Müdürlüğümüze intikal eden uyuşturucu, orijinal halde patlayıcı madde ve patlama sonrası olay yeri bulguları, benzin, mazot, tiner vb. yanıcı maddeler atış artıkları ve giysi üzerinden atış mesafesini inceleyerek maddi gerçeği ortaya çıkarmaya yardımcı oluyoruz” dedi.

‘KOVAN VE MERMİ ÇEKİRDEKLERİNİ İNCELİYORUZ’
Balistik Şube Müdürlüğü’nde görevli Dr. Başkomiser Necip Öcal ise “Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Daire Başkanlığı’na bağlı 10 bölge laboratuvarından birisi olan Kayseri Bölge Kriminal Polis Laboratuvarı olarak bölgemiz dahilinde meydana gelen olayda, olay yerinden elde edilen kovan ve mermi çekirdeklerini makroskop altında incelemeye tabi tutarak bu kovan ve mermi çekirdeklerinin kaç farklı silahtan atıldıklarını dolayısıyla olayda kaç farklı silahın kullanıldığını söyleyebiliyoruz. Bu olayda ayrıca inceleme talebi ile ateşli silah gönderilmişse de olay yeri bulgularını mukayeselerimiz ile karşılaştırarak, kovan veya mermi çekirdeklerinin inceleme konusu silahtan atılıp atılmadığını tespit edebiliyoruz. Diğer taraftan gönderilen ateşli veya ateşsiz silahların mevzuattaki durumunu yasa kapsamında değerlendirip, değerlendirilmediklerini de uzmanlık raporlarımızda belirtiyoruz” diye konuştu.
‘DİJİTAL KOVAN ARŞİV SİSTEMİ’
Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen BALİSTİKA Sistemi’ni kullandıklarını da söyleyen Dr. Başkomiser Öcal, “BALİSTİKA sistemi inceleme konusu, ateşli silahtan elde edilen mukayese kovan görüntülerini ve Türkiye genelinde meydana gelen olaylardan elde edilmiş olan suç konusu kovanların 3 boyutlu görüntülerinin kaydedildiği ve kendi aralarında karşılaştırıldığı bir dijital kovan arşiv sistemidir. Bu sistemde veri tabanında yapmış olduğumuz karşılaştırmalar sayesinde suça karışan ateşli silahların geçmişteki suçlarla bağlantılarını tespit edebiliyor ve bu sayede de yıllar önce işlenen suçları çözüme kavuşturabiliyoruz. Bu noktada BALİSTİK sistemi sayesinde balistik uzmanlarımızın çok önemli tespitleri oluyor” dedi.
‘3 FARKLI OLAYDA KULLANILDIĞINI TESPİT ETTİK’
Sorumluluk bölgelerinde 2 yıl önce meydana gelen bir olayda inceleme yaptıkları silahın kullanıldığını da söyleyen Necip Öcal, “Yakın zamanda sorumluluk bölgemizde bulundurma ruhsatlı bir tabancanın tırnağının arızalı olduğu belirtilerek inceleme talep edilmişti. Laboratuvarımızda yapılan inceleme ve karşılaştırma sonucunda bu tabancanın sorumluluk bölgemizde 2023 yılında ‘Kasten öldürme’ olayında kullanıldığını tespit ederek olayın aydınlatılmasını sağladık. Yine sorumluluk illerimizden birinde şüpheli bir araçta ele geçirilen tabancanın 2022 yılında ‘Kasten yaralama’ olayında, 2023 yılında ise ‘İkamet kurşunlama’ ve ‘İş yeri kurşunlama’ gibi 3 farklı olayda kullanıldığını tespit etti” diye konuştu….

Ankara''da 4 ay müşteri kılığında girdiler, her şeyi kayda aldılar! Dev fuhuş ağı deşifre oldu

Ankara”da 4 ay müşteri kılığında girdiler, her şeyi kayda aldılar! Dev fuhuş ağı deşifre oldu

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Ailenin Korunması ve Cinsel Dokunulmazlığa Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosu gelen ihbarlar ve artan şikayetler üzerine gizli bir soruşturma başlattı.
Ankara Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Ahlak Büro Amirliği ‘özel tahkikat ekipleri’ oluşturdu. Çankaya’da Night Club olarak faaliyet gösteren ve kadınları suistimal ederek fuhuşa sürükleyen 11 işletmeyi takibe aldı.
CMK 135 Teknik izleme ve takip kararları alındı.
POLİS FUHUŞ PAZARLIKLARINI KAYDA ALDI
4 ay boyunca Müşteri gibi mekanlara giderek fuhuşa aracılık yapan fuhuşu teşvik eden hedef şahısları adım adım izledi. Gizli kameralarla mekan çalışanlarıyla müşteriler arasındaki fuhuş pazarlıkları kayda alındı.
Eğlence mekanlarındaki garsonların müşterilerin masalarına yönlendirdikleri mağdur kadınların içkilerinden fahiş hesap talep ettikleri, “vestiyer ücreti” adı altında da müşterilerden normal masa hesabının çok üzerinde yüksek bedellerin alındığı belirlendi.
Öte yandan eğlence mekanlarında çalışan garsonların hesap hareketleri de incelenen soruşturmada, garsonların hesaplarına, müşteriler tarafından milyonlarca lira transfer gerçekleştirildiği belirlendi.
KADINLARA SİGORTA YAPILMIŞ
‘Mağdur’ kadınları telebar gibi çalışan bu mekanlardan çıkartıp fuhuş için otellere götürüyorlardı. Fuhuşa zorlanan bazı kadınların sigortalı çalıştırıldığı belirtildi.
Müşteriler mekana geliyor, kadınlarla sohbet ediyor, beğendikleri kadınlara fuhuş teklif ediyor ve işletmeler bu şekilde sözde ticari kazanç elde ediyordu. 11 mekanın işletme sahipleri, işletme müdürleri ve diğer çalışanları toplam 81 şüpheli gözaltına alındı. 60 şüpheli tutuklandı.
Operasyon sonrasında tüm mekanların faaliyeti sonlandı. 64 fuhuşa sürüklenen mağdur kadın kurtarıldı ve hepsinin ifadesine başvuruldu.

FETÖ’nün gizli hat ağı deşifre edildi! 8 ilde eş zamanlı operasyon: 19 şüpheli hakkında gözaltı kararı

FETÖ’nün gizli hat ağı deşifre edildi! 8 ilde eş zamanlı operasyon: 19 şüpheli hakkında gözaltı kararı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamaya göre, Terör Suçları Soruşturma Bürosunca, FETÖ’nün kamu mahrem yapılanması içerisinde faaliyet gösteren bazı şüphelilerin kullandığı operasyonel hatlara yönelik çalışma yapıldı.
Soruşturma kapsamında, operasyonel hat aracılığıyla oluşturulan haberleşme ağında irtibatlarının bulunduğu, örgütsel iletişim yöntemi olan ankesör ve kontörlü hatlar üzerinden ardışık olarak örgüt mensuplarıyla iletişim kurdukları ve bir kısmı hakkında örgütsel eylemlere ilişkin beyanların bulunduğu 19 şüpheli tespit edildi.
Örgütsel faaliyetlerde bulunduklarına dair haklarında deliller elde edilen çeşitli kamu kurumlarında görevli, 13’ü ihraç, 6’sı halen görevde bulunan 19 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.
Şüphelilerin yakalanmasına yönelik İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekiplerince Ankara merkezli 8 ilde eş zamanlı operasyonlar başlatıldı.
Dünyaca ünlü bilim insanına evinde kanlı pusu! ‘Bu kadar yüksek bir ses duymamıştım’
FETÖ’YE YÖNELİK OPERASYONLARDA 160 ŞÜPHELİ YAKALANDI
Öte yandan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, FETÖ’YE yönelik son 2 haftada düzenlenen operasyonlarda, 160 şüphelinin yakalandığını, bunlardan 90’ının tutuklandığını, 52’si hakkında adli kontrol hükümleri uygulandığını açıkladı. Diğerlerinin işlemleri ise devam ediyor.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, son 2 haftada FETÖ’ye yönelik düzenlenen operasyonların detaylarını paylaştı. Operasyonlar, Cumhuriyet Başsavcılıkları ile EGM TEM Daire Başkanlığı, KOM ve İstihbarat Başkanlıkları koordinesinde, Emniyet Müdürlükleri TEM ve KOM Şube Müdürlüklerince, Adana, Ankara, Antalya, Aydın, Bartın, Batman, Bilecik, Bursa, Çanakkale, Çorum, Denizli, Edirne, Erzurum, Eskişehir, Gaziantep, Gümüşhane, Hatay, Isparta, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Kars, Kayseri, Kırıkkale, Kırklareli, Kilis, Kocaeli, Konya, Kütahya, Manisa, Mardin, Mersin, Nevşehir, Ordu, Sakarya, Sinop, Şırnak, Tekirdağ ve Tokat’ta düzenlendi.
Operasyonlarda, FETÖ’nün kriptolu haberleşme programı ByLock kullanıcısı olan, ankesörlü telefonlarla örgüt içindeki kişilerle haberleşmeyi sürdüren, FETÖ’nün Dışişleri Bakanlığı mahrem hizmetler yapılanması, güncel yapılanması, eğitim yapılanması ve finans yapılanması, askeri mahrem yapılanması ve mahrem yapılanmalar içerisinde faaliyet gösteren 160 şüpheli yakaladı. Bunlardan 90’ı tutuklandı, 52’si hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri ise devam ediyor.
Yerlikaya paylaşımında, “Milli iradeye karşı kurulan tuzaklar bir bir bozuluyor. Devletimizin bütünlüğüne, milletimizin huzuruna kastedenlerle mücadelemiz kararlılıkla devam ediyor. Emeği geçenleri tebrik ediyorum” ifadelerini kullandı.

Konut kredisi faizlerinde yeni indirim! Kamu bankasından ilk adım geldi: İşte en düşük oran…

Emine Erdoğan'dan 'Hind Rajab'ın Sesi' filmine ilişkin paylaşım

Emine Erdoğan’dan ‘Hind Rajab’ın Sesi’ filmine ilişkin paylaşım

Yönetmenliğini ve senaristliğini Tunuslu yönetmen Kaouther Ben Hania’nın üstlendiği “Hind Rajab’ın Sesi” filmi, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde gösterildi.
İlginizi Çekebilir
Filmi izleyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, NSosyal hesabından yaptığı paylaşımda şunları ifade etti:
“Gazze’de acımasızca hayattan koparılan 6 yaşındaki Hind Rajab’ın sesi, tüm dünyanın duyduğu ama kimsenin cevaplamadığı bir imdat çığlığıydı. O çığlığın karanlıkta kaybolmasına izin vermeyen, vicdanları uyandıran, hafızaları diri tutan ‘Hind Rajab’ın Sesi’ filmini boğazımızda düğümlenen bir acıyla izledik. Yavrumuzu ve şehit düşen tüm Filistinli kardeşlerimizi rahmetle anıyorum. Hind Rajab’ın yarım kalan hikayesinin ve sesinin dünyayı uyandırmaya devam etmesini diliyor, eserde emeği geçen herkesi yürekten tebrik ediyorum.”

FİLMİN KONUSU
6 yaşındaki Filistinli Hind Rajab’ın 29 Ocak 2024’te Gazze’de İsrail’in saldırısı sırasında araçta sıkışıp kalarak hayatını kaybedişini anlatan filmde, Hind Rajab’ın olay günü Filistin Kızılayı ile yaptığı telefon görüşmelerinin orijinal ses kayıtları kullanılıyor.
Şiddet sahnelerinin doğrudan gösterilmediği filmde, olayların dehşeti Hind’in gerçek ses kayıtları, operatörlerin yüz ifadeleri, sessizlikler ve dramatik yeniden canlandırmalar üzerinden hissettiriliyor.
Dünya prömiyerini 82. Venedik Film Festivali’nde 3 Eylül 2025’te yapan film, jüri büyük ödülü olan “Gümüş Aslan” ödülünü kazandı.
Film ayrıca, Tunus tarafından “En İyi Uluslararası Filmkategorisinde Oscar aday adayı olarak gösterildi.

Konut kredisi faizlerinde yeni indirim! Kamu bankasından ilk adım geldi: İşte en düşük oran…

‘Hatay’da 453 bininci yuvamızı teslim edeceğiz’

‘Hatay’da 453 bininci yuvamızı teslim edeceğiz’

AYŞEGÜL KAHVECİOĞLU Ankara 6 Şubat depremlerinin yaşandığı 11 ilde 3 bin 451 şantiyede 500 bin konutun inşaatını yönettiklerini belirten Kurum, “27 Aralık’ta Hatay’ımızda sayın Cumhurbaşkanımızla ‘asrın destanı’ deyip 453 bininci yuvamızın anahtarını aziz milletimize teslim edeceğiz. Tüm bunları Avrupa ülkesi büyüklüğündeki bir alanda 200 bin işçi, mimar, mühendisimizle birlikte alınteri dökerek yaptık. Şimdi deprem bölgesindeki bu büyük tecrübemizi dar gelirli vatandaşlarımızı konut sahibi yapmak için seferber edeceğiz,1 milyon 750 bin sosyal konutumuza tam 500 bin daha sosyal konut ekleyeceğiz” ifadelerini kullandı.Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Bakan Kurum, “DEM Parti Grup Başkanvekilini şaşkınlıkla dinledim. ‘Şantiye şefi’ diyerek kendince yapılan işi küçümsüyor. 11 ili ayağa kaldırmak ve deprem bölgesini bitirmek şantiye şefliği ise evet, ben deprem bölgesinin şantiye şefiyim” dedi.
İYİ Parti’den teşekkür
Öte yandan İYİ Parti Hatay Milletvekili Adnan Şefik Çirkin, TBMM kürsüsünden yaptığı konuşmada Bakan Kurum’a Hatay’da gösterdiği hizmetler için teşekkür etti.

‘Üretici tarladaki verime göre tazminat alabilecek’
Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, TBMM Genel Kurulu’nda bakanlığının 2026 bütçe görüşmelerinde konuştu. Yumaklı, “2026 yılında TARSİM ile ilgili bazı ilkleri devreye alacağız. Özellikle parsel bazlı verim sigortasıyla ilgili çok ciddi talep geliyordu. İlk defa bunun uygulamasını pilot olarak 2026’da Tekirdağ’da başlatacağız. Artık üreticilerimiz kendi tarlasındaki verime göre tazminat alabilecek” dedi. 2025 yılında zirai don ile ilgili büyük sorun yaşandığına işaret eden Yumaklı, “O yüzden önümüzdeki yıl elma, kayısı, şeftali, erik ve kiraz gibi 9 ürün için temel sigorta paketini uygulamaya koyacağız. Önümüzdeki yıl narenciyede güneş yanıklığı riskini de teminat kapsamına alacağız” diye konuştu. “Gıda güvenilirliği kırmızı çizgimizdir” ifadesini kullanan Yumaklı, “Kurallara uymayanlara bu yıl 2.3 milyar lira para cezası uyguladık” bilgisini paylaştı….

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ‘Karadeniz’ uyarısı: Sivil gemiler hedef alınmamalı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ‘Karadeniz’ uyarısı: Sivil gemiler hedef alınmamalı

Aslıhan Altay Karataş / ANKARA Beştepe Millet Sergi Salonu’nda düzenlenen 16. Büyükelçiler Konferansı’na eşi Emine Erdoğan ile birlikte katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyükelçilere hitabında özetle şunları söyledi:
Seçenek yok
Resmin bütününe baktığımızda, uluslararası kurumların çoğu bugün kendisini ‘gassalın ellerine bırakmış meyyit’ misali cansız, duyarsız, hareketsiz ve işlevsiz vaziyettedir. Türkiye’nin hem kendi hak ve çıkarlarını savunabilmesi hem de dost, soydaş ve kardeşlerine yardım eli uzatabilmesi için ekonomik, askeri, diplomatik bakımdan güçlü olmak dışında bir seçeneği yoktur. Tecrübeyle sabit bu acı hakikat karşısında biz de stratejilerimizi belirliyor, adımlarımızı planlıyor, yere sağlam basıyor, hiçbir işi şansa bırakmıyoruz. İçinde bulunduğumuz asrı Türkiye Yüzyılı yapmak için incelikle örülmüş çok boyutlu bir politikayı adım adım hayata geçiriyoruz. Bu mücadelede Hariciye teşkilatımıza büyük sorumluluk düşüyor. 264 dış temsilciliğimizle bugün şanlı bayrağımızı dünyanın dört bir yanında gururla dalgalandırıyoruz.
İsrail istikrara engel
Ahmet Şara’nın liderliğinde Suriye’nin uluslararası topluma yeniden entegrasyonu yolunda kısa sürede ciddi mesafe alındı. Sadece ülkemizden Suriye’ye dönen mültecilerin sayısı 580 bini buldu. Suriyeli muhacirlerin gönüllü, güvenli, onurlu geri dönüşleri Suriye’deki huzur ortamı kalıcı hale geldikçe şüphesiz hızlanacaktır. Ancak bunun biraz daha zaman alacağı anlaşılıyor. İsrail’in Suriye’ye yönelik mütecaviz eylemleri halihazırda bu ülkenin kalıcı güvenlik ve istikrarının önündeki en büyük engeldir.
Bin yıldır buradayız
Suriye’de DEAŞ ve diğer terör örgütlerinin varlığı bir başka sorun alanıdır. DEAŞ belasıyla göğüs göğüse çarpışmış tek NATO müttefiki olarak Suriye hükümetine gereken her türlü desteği veriyoruz. Ayak direnmesi halinde krize dönüşme riski barındıran 10 Mart Mutabakatı’nın uygulanması için de gerekli telkinlerde bulunuyoruz. Suriye’nin parçalanmasından, milli birlik ve bütünlüğünün zafiyete uğramasından kimin çıkar sağlayacağı açıktır. Suriye’yi oluşturan tüm kesimlerin yarınlarına güvenle bakabilmesi ancak ortak tarih ve ortak gelecek tasavvuru ile mümkündür. Biz bin yıldır buradayız, komşuyuz. İnşallah kıyamete kadar da burada olacağız, birlikte yaşayacağız.
Karadeniz için uyarı
Rusya, Ukrayna savaşı bağlamında özel ilişkilerimizin bulunduğu her iki ülkeyi İstanbul’da üç defa bir araya getirdik. İstanbul Süreci neticesinde insani alanda elde edilen kazanımlar, Türk diplomasisi için kayda değer bir başarı teşkil etmiştir. Yanı sıra Karadeniz Tahıl Girişimi ve esir tutuklu değişimleri gibi pek çok inisiyatife öncülük ederek insani sahada somut sonuçlara ulaştık. Montrö Boğazlar Sözleşmesi’ni titizlikle uygulayarak savaşın Karadeniz’e sirayet etmesine mani olduk. Fakat son günlerde düzenlenen karşılıklı saldırılar, Karadeniz’deki seyrü-sefer emniyetini ciddi biçimde tehdit etmektedir. Ticaret gemileri, sivil gemileri hedef almanın kimseye bir faydası olmaz. Her iki tarafa da bu konuda ikazlarımızı net bir şekilde iletiyoruz.
Ermenistan ile yeni adımlar
Yıllardır barışa hasret kalan Güney Kafkasya bugün tarihi bir dönemden geçiyor. Azerbaycan ve Ermenistan barış anlaşması imzalamaya hiç olmadıkları kadar yakındır. Sürece paralel olarak Azerbaycan’la diyalog halinde biz de Ermenistan’la normalleşme süreçlerimizi ilerletiyoruz. Gelecek sene başından itibaren bazı sembolik adımlar atacağız.

Sıfır Atık Dünyada örnek girişim
2053 vizyonumuz serçevesinde iklim kriziyle küresel mücadeleye gerekli desteği sunuyoruz. Eşim Emine Erdoğan Hanımefendinin himayesinde yürütülen Sıfır Atık Projemiz bugün dünyada örnek teşkil eden bir girişim haline geldi. Önümüzdeki dönemde sıfır atığa ilişkin farkındalığı artırmamız, dünya genelinde en iyi sıfır atık uygulamalarını tespit ederek bunları ulusal ve küresel düzeyde hayata geçirmemiz önem taşıyor.
Hind Rajab’ın Sesi Külliye’de
Filistin’de yaşanan saldırılar sırasında hayatını kaybeden 6 yaşındaki Hind Rajab’ın gerçek hikayesini konu alan “Hind Rajab’ın Sesi” filmi, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen özel gösterimle izleyiciyle buluştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, sosyal medya paylaşımında “Gazze’de acımasızca hayattan koparılan 6 yaşındaki Hind Rajab’ın sesi tüm dünyanın duyduğu ama kimsenin cevaplamadığı bir imdat çığlığıydı. O çığlığın karanlıkta kaybolmasına izin vermeyen “Hind Rajab’ın Sesi” filmini boğazımızda düğümlenen bir acıyla izledik. Yavrumuzu ve şehit düşen tüm Filistinli kardeşlerimizi rahmetle anıyorum” dedi. ANKARA Milliyet…